16 Kasım 2017 Perşembe

                                                                      Son
 Her şeyi bir kenara bırakın. Hayatınızda olan her şeyi. Güvendiğiniz insanları bile. Ve düşünün doğru mu yapıyorum diye. Elbette yanlış bir şey yapmışsınızdır. Çünkü insan doğası bu. Sevgide öyle. Doğru mu yapıyorum diye düşünürsün. Kendinin üzüleceğini bile bile aklında başka birisi olan kadının yaralarını sarmaya çalışırsın. Bu sahile vurmuş  binlerce deniz yıldızını teker teker denize tekrar atmak gibi bir şey. Asla bitmez o deniz yıldızları. Bir gün biteceğini düşünürsün ama asla bitmez. Yalanını yakalarsın. Yutarsın. Yalan abi. Yalan ya. Sadece kafası eskisi gibi olmasın diye. Duymamazlıktan gelirsin. Bir daha yapma olur mu dediğinde. Tamam dediğinde tekrar güvenmeye çalışırsın. Defalarca söyler. Sonra güven sorunları yaşarsın. Ama tabi aklına takılan bir şey sorduğunda suçlu sen olursun. Nasıl böyle bir şey sorarsın diye. Yine susarsın dersin ki nasıl böyle bir şey sorarım kızın bir ton derdi var bide sen dert yapıyorsun diye. Sonra göememezden gelirsin yutmaya başlarsın. Her şeye göz yumarsın çünkü zaten bir yarası vardır. Sende hayatın boyunca hiç bir şeye göz yumamayacağın şeylere göz yumarsın. Gururunu onurunu bir kenara bırakırsın. Artık üzülme ben varım dersin. O başka birini özlediğini söylerken. Onu teselli etmeye çalışırsın. Yalnızım dediğinde her şeyi bir kenara bırakıp onunla ilgilenmeye çalışırsın. Tabi onlara yumarken kalbini kayberdersin. Taşlaşır öyle. Çünkü kendi bedenine aykırı gelmiştir kabul ettikleri. Hastalanırsın. Belki günlerce yataktan çıkamazsın. Bedenine aykırı gelmişsindir aykırı. Tek düşündüğün onun üzülmesini istemediğin için iyiymiş gibi yapmak olur. Tabi sıkılır tüm bunları yaparken. Çünkü elde olmayan sebeplerden dolayı yanına gelip elini tutamazsın. Bazen şeyi düşünüyordum. Askere gitseydim ne olurdu. Ne yapardı ki ben askerdeyken. Ve düşünmemek gerekiyormuş. Halbu ki ben sadece aklındaki kişi için planları düşünmüştüm. Bir daha onun için ağlarsan ne diyeceğimi düşünmüştüm. Acıtıyor be. Tüm bular olurken deli gibi acıtıyor. Sen onun için her şeyini yutarken. Onun 3. kişileri hayatına  alması acıyor.
                                             

8 Kasım 2017 Çarşamba

                                                              Özlemek II
   Sevmek aşamalıdır. Birini sevmek için önce yaşamalısın. Özlemekte öyle. Özleyebilmek için önce sevmen gerekir. Ama özlemek acı verir. Yanındayken bile özleyebilmek. Bu saçmalık mı? Özlemek insanın bedenine yaptığı en kötü şeylerden birisidir. Kendi içini yer bitirir. Ama ruhu öyle bir besler ki.. Özledikten sonra kavuşmak besler ruhu. Şimdi diyorsundur ''Öyle saçmalık mı olur? Hem yanındayken bile özlüyorsun hemde özledikten sonra kavuşmak besler diyorsun'' diye düşünüyorsundur. Ama hissettiklerimi bilmiyorsun ki? İnsan oğlunun doğasında vardır vardı doyumsuzluk. her şey den biraz daha ister. Özlersin kavuşursun sarılırsın. Sonra alışırsın yanında olduğuna. Özlemeye yine başlarsın. bu sefer el ele dolaşmak istersin. Buna da alışırsın. Birlikte uyumak istersin. İnsan oğlu işte doyumsuz inkar edilemez şekilde açık. En çok özlediğim bir rüyaydı benim her ayrıntısı hatırladığım tek rüya. Anlatayım;
 
''Çocukluğumun hayaliydi deniz subayı olmak. Deniz subayı idim rüyamda. Karşımda koskoca gemi duruyordu bende iskelede ona bakıyordum. Ve sevdiğim kadını düşünüyordum. Sonra biranda arkamdan birisi sarılmaya başladı. Ellerini göğsümün üstünde birleştirmişti. Ellerine baktım sevdiğim kadındı. Sonra gemiye baktım. Gülümsedim.'' Ama o kadar gerçekçiydi ki. Uyandım. yüzüm kalorifere bakıyordu. Yan yatmıştım. Sonra bir anda bir şey fark ettim. Göğsümün üstünde bir çift el birleşmiş. Sevdiğim kadın gerçekten de uyurken farkında olmadan sarılmıştı bana. Öyle garip bir duyguyu ilk defa yaşıyordum. Tek yapabildiğim gülümsemekti. Ses çıkaramıyordum uyanır diye. Farkında değildi ama gözlerim dolmuştu. Sonra anlattım rüyamı ona gülümsedi ve sarıldı. Sonra kulağıma fısıldadı ''Beni çok mu seviyorsun?'' diye. Bağırmak istiyordum ona kızmak istiyordum nasıl böyle bir soru sorar diye. Ama yaptığım şey ''Evet'' diye fısıldamak oldu. Bunları anlatıyorum çünkü ''Çok özledim''. Bana kızıyorsun ya ''Biraz mutlu şeyler paylaş'' diye. Seni özlerken nasıl mutlu şeyler paylaşa bilirim ki? Bir elim yazsa diğer elim siler o yazıyı. Sensizken nasıl mutlu olabilirim? Sen beni sensizken sevdin. Simdi seninle olmak, seni benden vazgeçirir mi? Eğer geçirirse sensizliğe alışırım ben.              

4 Kasım 2017 Cumartesi

                                                              Ölülerle konuşmak
   Hiç ölü biriyle konuştuğunuzu hissettiniz mi? Öylesine yokmuş gibi hissettiniz mi? Ne yaparsanız yapın çabalarınızın boşuna gittiğini hissettiniz mi? Konuştuysanız hissedersiniz tabi. Çünkü ölmüş birisi ne yapabilir ki? Seni göremez duyamaz hissedemez. Peki onu öldürene ne demeli? Eskiden dünyayı kurtara bileceğime inanırdım. Şimdi ise dünyanın kurtarabileceğine bile inancım kalmadı. O kadar zaman sevgilin vardır sen mutluyuz sanıyorsun. Her geçen gün daha iyi olduğunu düşünürsün. Daha bağlandığınızı düşünürsün. Sonra bir anda her şeyin yıkıldığını düşünün. Seni özlediğini düşünürken aslında başka birini özlediğini düşünün. Birlikte olduğunuz süre boyunca yalnız hissettiğini düşünün.
Ne kadar ölünesi bir durum. Sonra diyorsunuz ki '' Onca erkek varken neden ben? Neden benim le birlikte?'' yarasını kapatmak için mi? Hayır, sanmıyorum. Bence arkadaş aramıştı. Ağlaya bileceği yabancı birisini. Sonra arkadaşla sevgili ayarını karıştırdı. İstemeden sevgili oldu. Geri dönüşü olmayan bir yola girdi. Tekrar arkadaş kalamazdı. Çünkü bir şeyler paylaşmıştı. Çok kalbi kırdın, çok parçaya böldün.Sonrada hangi parçanın hangi kalbe ait olduğunu bulup yapıştırdın.Fakat hangi kalbin hangi bedene ait olduğunu hatırlayamadın.

   Gecenin gözünü seveyim ben. Karanlıktan başka bir şey görmemiş bugüne kadar, sevmenin nasıl güzel bir şey olduğunu görsün. Öfkem yürümekten değil., bir yere varamamaktan. Sanırım benim başıma gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Zira o pişmeden önce zaten ölüydü., ben ise yanıp kül olurken hala canlıydım.
      Nede güzel demiş şair;
Demek hala o var kalbinde.
Öyleyse vazgeçiyorum harbimden.
Çok yorduğumun farkındayım
Sonsuza dek bensiz kal, dinlen.

Bu gece uğurladım seni aklımda.
Akıl gelir anca hakkından.
Aklı kalpte gördüğünün farkında.
Geçti kördüğümün çarkından.
                                  Orhan Gül

              https://www.youtube.com/watch?v=ajF3pPWvitU

  Sessiz Eda Bazen düşünüyorum, anılarım geçiyor gözümün önünden, fakat eskisi kadar iyi hatırlayamıyorum. Sanırım iyi kötü ne varsa hepsini...