Yalnızlık
Bu gün aynı dün ve önce ki gün gibi başladı. Ölümün beni bulup sarılacağı bir yere gitmek isterdim. Bütün her şeyden arınmış bir şekilde. Mesela bir ormanda karanlık ağaçların arasında. Ölümün beni dostça selamlayıp uzak diyarlara gitmeyi. İşte o zaman uğraşmam gereken sorunlar, düşünmem gereken insanlar olmayacak. Biliyorum çok fazla gereksiz şeyi kafaya takıp kendime dert ediniyorum ama bunun bir sonu olmalı. Çünkü tek başıma kalınca kendi kendime konuştuğumu fark ettim. Konuşurken karşımda birisi varmış gibiydi sanki. Yalnızlık hayatım boyunca peşimi bırakmadı. Kocaman bir boşluğun içindeyim. Ne o boşluktan kurtulabiliyorum, ne de o boşluğu doldura biliyorum.. Biliyorum artık çok zor, kuracak yeni bir hikayem yok. Yazıyorum öyle deli gibi. Kalbimin en ücra köşelerinde saklıyorum seni. Kimse ulaşamasın. Zarar vermesin sana diye. O boşlukta yaşıyorum seninle. Hiç bir türlü yazamıyorsanız ona veya yazsanız da anlamı olmayacağını biliyorsanız çekilin köşeye bir sigara fazla yakın sessiz sedasız. Benim artık yokluğunu reddetmeyi bırakmam lazım. Her hangi bir sabah uyandığında, hiç kimsenin seni sevmediğini fark ettiğin ve umursamadığın oldu mu hiç? Olmamıştır. İllaki bir kişi mesaj atmıştır. Pek çok insan boşluğun farkındadır ama umutsuzluğu görmek cesaret ister. Umutsuzluğun bir sonra ki adımı, daha iyi bir hayatı hak ettiğimizi düşünüyor olmamızdır. Ve acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız..