18 Aralık 2018 Salı
14 Aralık 2018 Cuma
Gel
Anlatacağım o kadar şey var ki. Artık yazıyorum diyorum. Okuyanlarım elbette olur diyorum. Buda kesmiyor. İlk başlarda yazarken rahatlıyordum. İçimi boşaltıyordum kelimelerle, fark ettim ki bu da yetmez oldu bana..Nasıl bir maceranın ortasında kaldım? Kulaklarım kendi sesimi duymuyor. Sana gelirken dağları, tepeleri aştım. Ne bir an umudum gitti ne de yönümü şaşırdım. Yüzün aklıma geldikçe sapıttım. İçime oturmuş o son sözün.. Biri gider bini gelir, bini giderde biri gelmez. Bu nasıl bir çelişkidir? Diyorsun ki hep acıklı şeyler yazıyorsun. Acıyı seviyorum, damak tadım böyle. Acı dil genellikle tatlı şeyler söyler. Boşluğunu doldurmadım, daha da yer açtım. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşadım o anı. Bir ayrılık hikayesi anlatıp duruyorsun. Aşkı kendi kendine unutturmuşsun. Bana bakıp ''aşık olmuş'' deyip geçiyorsun ama görmüyorsun. Evet bakıyorsun ama görmüyorsun. Sana aşkı hatırlatmaya çalışıyorum.
Sen yatağıma gelen sabah kahvaltım,
Sen yüzümü sildiğim havlu, gönül evimde avlu.
Gel, bağrına bassın seni kuytularım,
Gelişin darmadağın etsin uykuları.
Gel, peşime düşşün senin uykuların.
Seninle her kalabalık kuytu kalır.
Gel, gece olsun güneş yerin dibine batsın!
Sen ecel oldun, böyleyken yaşamak tatsız.
Gel, çöllerden okyanuslara dönsün bahtım.
Gel otur ihtişamlı görünsün gönlümün tahtı.
Sana gel diyorum, gelmiyorum.
Unuttum zamanla sana gelen o yolu.
Sana gelemiyorum ki, sana gel diyorum
Ben artık anca sana gelen o yolum..
Orhan Gül
10 Aralık 2018 Pazartesi
Kahve Kokulu Kitaplar
Kalbim ilk seninle atmaya başladı, söyleyemedim sana. Belki de ondandır bu içimin yanışı. Belki de ondandır silüetinin her gece yatarken gözümün önünde belirmesi. Hoş değil mi, yapayalnız? Saklanmak için bir yere ihtiyacım var. Ama yakınlarda bir tane bile bulamıyorum. Seni hatırlatan 2 koku var. Kahve ve kitap kokusu. Hiç birlikte kitap okumadık. Hala anlamış değilim. Sayfaları çevirdikçe dalgalanan o koku. 2 çay kaşığı kahve ile 3 çay kaşığı süt tozunun sıcak suyla karışırken çıkan kahve kokusundan bahsediyorum. O koku he zaman senin mutfak tezgahına yaslanmış bir şekilde elinde kahveni yudumlarken bana gülümsemeni anımsatıyor. Anımsatıyor derken 2 saniyeliğine aklımın içinde bir yerlerde canlanıyor. Bakıyorum öyle. Bu çok garip gelmeye başladı bana. Tanıyamıyorum kendimi. Çok fazla anı biriktirdim seninle ilgili. Bir kaçı hayal sanırım bunların. Hayallerimi anı olarak kaydedecek kadar sevmişim seni haberim yoktu. Düşünüyorumda ya seni beklemeyi sevmişsem? Ya bir gün birlikte olursak seni sevmekten vazgeçersem. Ama düşük bir ihtimal bu çok ama çok düşük.. Hayalleri anı olarak kaydedecek kadar hasta ruhlu biri sevmeken vazgeçer mi?Sanırım sana aşık olmuşum zamanla. Uzun zamandır buna anlam veremiyordum. Çok sık geliyorsun aklıma. Sabah uyandığımda sanki sen varmışcasına yastığa sarılırken buluyorum kendimi. Öyle özledim ki bana bişeyler anlatmanı.. Arasana okuduğunda konuşalım uzun uzun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sessiz Eda Bazen düşünüyorum, anılarım geçiyor gözümün önünden, fakat eskisi kadar iyi hatırlayamıyorum. Sanırım iyi kötü ne varsa hepsini...
-
Mavi Çiçek Sakallarımın yanak kısmı güneşte kızıl oluyor. Ve ben buna "o kısımları ateş öptü."...
-
Erdoğan, Özgür, Furkan, Emre'ye selam olsun. Herkesin kendine benimsediği bir dost vardır. Diyeceksiniz ki bir diyorsun dört kişinin i...