Yarım
Küçük bir çocuk vardı. Saf bir sevgi ile yaşayan. Sevgisinin karşıdakine de kendine de yeteceğini sanan. Her zaman güzel kelimelerle onun hayatını süslemeye çalışan. Mutlu etmeye çalışan.. Çünkü geçmişi getirmişti onu bu hale. Her gün kabuslar görmekten korktuğu için uyumamaya çalışıyordu. Bazen geceleri ağlarken görüyordum onu. Bazende balkonunda sigara içerken derin düşüncelere dalarken. İzliyorum o çocuğu. İzliyorum ve gülümsüyorum. Uzun zamandır hayatında kimse yoktu onun ve gözleri gülüyordu en ufak bir umut kırıntısına. Bunu anlatmak istesede anlatamıyordu. Geçmişinden bahsedemiyordu. Boğazında düğümleniyordu herşey, sesi titriyordu. 2.5 sene koskoca 2.5 sene olmuştu hayatına kimseyi almayalı. Tabi hevesli oluyor bazen o umut kırıntılarını bulunca. Heyecanlanıyor ve berbat etme korkusundan bişey yapamıyor. ''Yaşıyorken sana olabildiğince sarılmak istiyorum.'' diyen kişiyi düşünüyordu. Aklına ''Vakit varken tomurcukları topla, zaman hala akıp geçiyor. Bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir.'' cümlesinini kurduğu zaman geliyordu. Nasıl bu hale geldiğini düşünüyordu.Konu ben değilmişim, sorun bende değilmiş. Sen beni sevmiyormuşsun. Sevgim ikimizede yeter sanıyordum. Meğer sadece sana yetiyormuş, ben yarım kalıyormuşum..
https://www.youtube.com/watch?v=Lf8WnYc28DU