25 Ocak 2019 Cuma

                                           Bensiz         

Her yerim acıyor, her geçen gün gözlerimin içinde büyütüyorum seni. Kımıldamadan duruyoruz zamanın içinde. Yan yana emekliyoruz bu sonsuz merhamet yolunda.

   Son sigarasını içiyordu. ''Neredeydin?'' dedim, ''Hiç birşey sorma'' dedi. Neredeydin? Herşey paramparça olurken bütün günlerim telefon başında geçti. Hiç çalmadı. Tek ihtiyacım bir çağrıydı. Hiç çalmadı. Sadece gözlerine bir bakış, bir bakış ve ben ağlıyorum. Çünkü çok güzelsin. Sadece bir öpücük ve ben yaşıyorum, sanki gençlik pınarının suyu dudaklarımı ıslatmış gibi.  Ve bir öpücük ölmeye hazırım. Sadece bir dokunuş ben yanıyorum, bir dokunuş ben ağlıyorum. Çünkü çok güzelsin. Bir sebep arıyorum zaman neden geçip gidiyor? Ölü ışıkların bahçesinde yürüyorum ve attığım her adımda kendimi daha az tanıyorum. Kalbine doğru giderken bozduğum her yeminin bir bedeli oluyor. Ve harcadığım sayısız zaman, bağışlanmak için. Ama birşey fark ettim güzelliğin hakkında. Sen bensiz çok güzelsin..
   
             Bizler çok genciz. Ama şimdiden bu dünyadan kaçmayı düşünüyoruz. Ve bu anın gelmesi için uzun zaman bekledim. Aşk kalplerin cenaze töreni derler. Ölümde birlikte olmak için çok arzuluyum..

19 Ocak 2019 Cumartesi

                                        ''Çirkinsin''    

 Tek istediğim burada anlatabileceğim birisinin olmasıydı. Ve işte yine tüm yalnızlığımla yazıyorum. Kimisi garipseyecek kimisi gülüp geçecek. Ama öyle düşünen herkes için üzülüyorum. Sırf sakallarımı kestim diye insanlardan öyle cümleler duydum ki..
 
    Özetle çirkinsin dediler. Sevilmeye değer uzun kirpiklerim yok. Saatlerce bakılabilecek güzel gözlerim yok. Bebek gibi pürüzsüz narin bir cildim yok. Sırma gibi uzun saçlarım yok. Kaslı, selvi gibi uzun boylu olan erkeklerden de değilim. Burnum küçük kibar bir yapıya sahip değil. Dudaklarım dolgun değil. Belki özel yeteneklerimde yok. Ama senin bu dediğin ''çirkinsin'' kelimesi ile kalp kırabileceğinin, dışlanmış hissedileceğinin, değersiz hissedileceğinin farkındayım. En azından sen bunun farkında değilsin. Belki güzelsin. Ama bu seni insan yapmaz, duygulu, düşünceli birisi yapmaz. Bende mükemmel bir insan değilim, bunu da iddia etmiyorum. Bırak çirkin olayım ama düşüncesiz, kendini beğenmiş olmayayım. Bırak güzel gözlerim olmasın, çevremde ki kalbi güzel insanları, masum hayvanları göremeyeceksem. Bırak pürüzsüz bir cildim olmasın, insanlara iki yüzlü olacaksam. Bırak dolgun dudaklarım olmasın, kalp kıran sözcükler cümleler söyleyeceksem. Eğer kalbim çirkin olacaksa, bedenimin güzel olmasına ihtiyacım yok. Senin güzel bir bedenin olabilir fakat güzel bir kalbin yok.

    Ve benim tüm bunlardan çıkardığım tek şey ise ''bir kadın için fazla güzel olmak kötüdür, mizah duygusunu ya da kişiliğinin gelişmesine engel olur''.

3 Ocak 2019 Perşembe

                                      Sen 17 Yaşımsın

  Korkutan gözleri, insan öldürmeye teşebbüs ettirecek kadar güzeldi. Özellikle sağ gözünün altında ki küçük siyah nokta.. Ve sarıya boyanmış saçları etrafa kelebekler saçıyordu. Aklıma geldiğinde hayalimde şu şekilde canlanıyor. Eli çenesinde, sağ kaşını kaldırmış, büyük gözleriyle soldan beni izliyor.. Kaldırdığı kaşına o küçük siyah nokta eşlik ediyordu. Sanki Piyano eşliğinde söylenen doğaçlama sözler kadar anlam taşıyordu. Burnunun sağ tarafında ki halkaya sigarasını tuttuğu uzun parmaklarıyla dokunuyordu. Ve içtiğinde duman dışarıya çıkıncaya kadar dudakları kasılmış bir şekilde bekliyordu. Her hareketi bir anlam taşıyordu. 17 yaşımda ki halimi hatırlıyorumda. Hareketlerimi az da olsa sana benzetiyordum. Ama işin doğrusu ben o kadar anlamlı bakmıyordum. Sanırım bu olgunlukla alakalıydı. Ses tonu çok narindi duyulması zor seslerden biriydi. Gülüşü içten geliyordu. Sanki güldüğünde etrafında ki herkes mutlu olacakmış gibi geliyordu. Yalnızlık en iyi arkadaşı olmuş, herkesle seviyeli konuşuyor gibiydi. Eski günlerden konu açtığımda ''Eskiler eskiden güzeldi'' diye bir cevapla karşılaştım. İnanabiliyor musunuz? Bu denli bir cümleyi söyleye bilmek için neler yaşayıp nelerden vazgeçmek zorunda kaldığını.. Ve işin en ilginç kısmı benim bu cümle karşısında düşüncelerimi tam ifade edemiyor olmamdı. Beni şarşırtmıştı. Çünkü her anlama gelebilirdi bu cümle..
 
      Sen o tehlike saçan gözlerinle bana baktığını düşündüğümde istediğim tek bir şey vardı. İşte orada parçalanayım. Vücudumda ki kan her tarafa saçılsın, yokluk hissiyatı içimi doldursun. Tüm o acı hiçliğe dönüşsün. Bunu ikinci defa istiyordum. İlkinde insanlığa olan hissiyatımın ne olduğunu tanımlayamadan her şey bitecek diye düşünürken, sevgi ve nefretin tam olarak sıfır olduğu noktada sona erebilmeyi isterdim. Bunları nasıl mı yazdım? Aslında hepsini öldüren güzelliği olan gözlerin söyledi...

  Sessiz Eda Bazen düşünüyorum, anılarım geçiyor gözümün önünden, fakat eskisi kadar iyi hatırlayamıyorum. Sanırım iyi kötü ne varsa hepsini...