26 Mayıs 2019 Pazar

                               Mavi Çiçek 

Sakallarımın yanak kısmı güneşte kızıl oluyor. Ve ben buna "o kısımları ateş öptü." dediğimde sesli bir gülüş atmıştın. Hoşuma gitmişti seni güldürmek, gülümsetmek yüzünde tebessüm bırakmak. Ama daha seni görmedim bile, hiç mavi çiçek görmediğim gibi. Hiç görmediğim gamzeni düşünüyordum, mavi çiçeğin yaprak şekillerini düşündüğüm gibi. Sessiz yıllar. Umutsuzca geçen sessiz yıllar. Hayata göre ben, unutulmuş gibi görünüyorum. Göz yaşlarım boşa gitmedi, sadece geçmiş için üzütülüyüm. Her ne kadar kaderimin gelmesini istesemde, düşüyorum. Gözden kayboluyordum.
    Ta ki sen gelene kadar tekrar kendimi birisi gibi hissettim. Tüm o naifliginle, kibarliginla konuşuyordun. Kırmamak için çok çaba sarfediyor gibiydin. Rüyamda seni yürürken gördüm. Arkadaşlarınla neşeli neşeli konuşurken. Evet sendin o. Sesinden anladım. Sen bilmesende, ben biliyordum. Şuan ne düşündüğünü merak ediyorum. En derin kuşkularında bile, her şeyi yerine oturttun mu?
    Eğer birisi seni incitirse kavga etmek isterim ama ellerim kırıldı birçok kez. Bende sesimi kullanacağım, lanet bir şekilde kabalaşacağım. Kelimeler her zaman kazanır, ama biliyorum ki ben kaybedeceğim. Çünkü hiç konuşmayı beceremedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

  Sessiz Eda Bazen düşünüyorum, anılarım geçiyor gözümün önünden, fakat eskisi kadar iyi hatırlayamıyorum. Sanırım iyi kötü ne varsa hepsini...