19 Ağustos 2018 Pazar

                                                            Duygular

Duygular insanın hayal dünyasıyla kısıtlanmış soyut bir kavramdır. Duyguları anlatmak, yazıya dökmek insanın bu dünyadan ruhen kendini parçalaması gerekir. Anca o zaman ruhunu toplarken yaşadıklarını anlatmaya çalışır.ona da Anlatılamaz olan duyguları bir kaç saçma kelimelerle ifade etmeye çalışır ki yine duygusunu anlatamaz. Yaşadığını anlatmış olur. Bir de ben deneyeyim anlatmayı. Şimdi ki anlatacaklarım bir karamsarın göz yaşlarıdır.
 
   9 yılımı geçirdiğim bir odam vardı. Küçük odamı çok seviyordum. Duvarda posterler, hizalı dergiler ve loş pembe bir ışığım.. Taşındığımda çok yadırgadım yeni odamı. Büyük bir oda, sade beyaz duvarlar. Daha hiç bir anıyı paylaşmadığım duvarlar. Kendimi odama karşı yabancılaştırmışım farkında olmadan..
   
    Parçalanmış ruhuma gelecek olursak. Son günlerde öyle bir yalnızlık yaşıyorum ki.. Hiç kimsenin umrunda olmamak duygusunu tam anlamıyla yaşıyorum. Elbette selamlaştığım insanlar var. Ama hiç birisinin beni önemsediğini sanmıyorum. Sanırım buda benim artık insanları önemsemememden geliyor. Bir insanı önemsemeye korkuyorum. Önemsediğim günlerim aklıma geliyor hayatımda asla yapamacağım şeyleri yaptığım geliyor. En basit örneği şehir değiştirmek olurdu sanırım. Daha önce kimse için yapmamıştım. Sırf aramız düzelsin diye çat kapı bilet alıp yanına gitmiştim. Tabi emin değildim düzeleceğinden. Bu tür şeyleri tekrar yapabileceğimden emin değilim artık. üzülmekten korkuyorum. Hayatımda ki insanların istemsizce çıkıp gitmelerinden korkuyorum. Terk edilmek değil korkum bir daha görememek. O çok sevdiğimiz insanın bu dünyadan silinmesi.. Kimine çok saçma gelebilir bu söylediklerim. Anlarım. Ama bir pesimistin gözünden bakarsan daha farklı olur her şey. Her gün yine mi uyandım diye sorgularken insan, onu yarım bırakan insanı düşünüyor. Farzedin bu benim son yazım, hiç bu denli başı boş olabileceğini düşünmezdim. Uzun zamandır yazamıyordum. Ne zaman otursam yazmak için ellerim titreyip kalkıyorum. Hastalıktan değil cesaretimin korkup kaçtığından. Söyleyebilceğim tek bir şey var artık. Sesim olman gerekirken öyle bir uzaktasın ki yaşayıp yaşayamadığını bile bilmiyorum. Ama şunu biliyorum daha bitmedi başlangıçlar. Sen benim yaşlı gecemin silüeti. Artık göremiyorum hiç bir şeyi gecem zifiri karanlık oldu. Acın taze şimdi ondan dolayı cezbetmiyor hiç bir koku.

    İnsan en çok kendini kandırır. İnsan taşıdı umudu, kimisinin sahip olduğu tek şey oydu kimiside umudunu kırdı. fakirlik korkusuyla ömrünü servet peşinde harcayanda gördüm fakirliğin özünü. oysa ki asıl zenginliğin sevgiden geldiğini bilmiyorlardı. sonra mutluluk denilen kelimeleri tanıdılar. Sonrasında çile geldi. Ve zulüm başladı.. Ve bu senenin ismini ''kötü insanları tanıma senesi'' koydum..

 

  Sessiz Eda Bazen düşünüyorum, anılarım geçiyor gözümün önünden, fakat eskisi kadar iyi hatırlayamıyorum. Sanırım iyi kötü ne varsa hepsini...